8 Ocak 2013
Sayın Zeynep Alpar,
Selamlar sevgiler. Öncelikle Hapiste Sağlık Girişimi olarak çalışmalarınızda başarılar diliyorum. Size yazma sebebim Okan Duman arkadaşla ilgili bir kaç bilgi vermek içindir. Sanırım daha önce konuyla ilgili *** arkadaştan bir kaç bilgi alma durumunuz olmuş. Ben sizin konuyla ilgili uğraşınızı daha yeni öğrendim. Zira yaklaşık 3 ay önce sizinle irtibata geçilmiş. Şunu da belirteyim ki ben Okan’ın dava arkadaşıyım. Yaşadığı talihsiz süreçte yanında bulunmuyordum.
Genel olarak kaba hatlarıyla da olsa bilgi sahibisiniz sanırım. Ben yine de özet olarak Edirne’ye (Trakya Tıp Fakültesi) gidene kadar olan süreci bilgim ölçülerinde anlatayım.
28 Temmuz (2012) günü bedenini ateşe veriyor. Yan taraf havalandırmada bulunan arkadaşlar idareye haber veriyorlar. Daha sonra hastaneye kaldırılıp tedavi altına alınıyor. Fakat hastenede (Tekirdağ) yatması gerekirken pansuman yapılıp 1 gece geçirdikten sonra hapishaneye hücresine getiriliyor. Bundan sonraki süreci Tekirdağ hastaye gidip pansumanları yapılarak geri getiriliyor. Bu işlem bir süre devam ediyor. Gidip gelirken tekerlekli sandalyede ve ring aracına (ring araçlarının uygunsuzluğu hakkında bilgi sahibisinizdir) bindirilerek adeta bir “çanta” muamelesine maruz kalıyor. Askerlerin ve ilgili görevlilerin de yaklaşım tarzları sürecini daha da zorlu kılıyor. Bir dönem böyle devam ettikten sonra ambulansla getirilip götürülmeye başlıyor. Belli bir zaman böyle devam ettikten sonra Edirne Tıp Fakültesine sevk ediliyor. Orada yaklaşık 3 ay tedavi görüyor. Tedavi sürecinde Fakültede Plastik Cerrahi bölümünde 4 (dört) ameliyat geçiriyor. Daha sonra kısa bir zaman fizik tedavi uygulanıyor ve 28 Aralık’ta tedavisi sonlanıp tekrar Tekirdağ 1 nolu F tipi hapishanesine getiriliyor. Tedavi sürecinde pansumanlarının değiştirilmesinden tutun, genel ihtiyaçlarına varana kadar üstün körü yaklaşım sergileniyor. Fakültelerin genel durumlarını biliyorsunuzdur. Hastalar bir “kobay” muamelesi görüp öğrenci stajyerler tarafından deneme tahtası olarak kullanılır. Okan’da farklı bir muamele görmemiştir. Pansumanlar alel acele üstün körü yapılarak değiştirilmiştir.
Şu anda psikolojik olarak kendini ateşe vermesinden ziyade yaşadığı süreç içinde gördükleri ve maruz kaldığı muamelenin etkisi altındadır. Kendi çabaları ve arkadaşların büyük destekleri sayesinde ayağa kalkmak, az da olsa yürümek için çaba sarfetmektedir. Bunun yanı sıra “sakatlık psikolojisi”ne girip ister istemez durumunu kötüleştirmektedir. Sol kolunu kullanamayacak düzeyde sakat kalmıştır. Diğer uzuvlarını ise rahatlıkla kullanamamakta kendi ihtiyaçlarını ve kişisel bakımını karşılayamamaktadır. Dediğim gibi süreç içerisinde yaşadığı bir dizi olumsuz faktör de moralini ve psikolojisini büyük oranda etkilemektedir.
Sevk olduğu Edirne’de doktorlar düzenli sağlık kontrolü yapılmadığı gibi pansumanları da geciktirilerek değiştiriliyordu. Vücudunun tamamı sargı içerisinde olduğu için de yaralar çıkmaya ve irin bağlamaya başlıyordu.
Şu anda, yani 28 Aralık gününden bu yana burada Tekirdağ 1 nolu F tipinde kalmaktadır. Durum kısaca böyledir. Daha net ve açık bilgi vermek detaylara inmek isterdim ancak ne yazık ki tutsaklık koşullarında bu kadar oluyor.
Tekrar emeğiniz ve ilginiz için teşekkürler, çalışmalarınızda başarılar dileyerek tüm sağlık girişimi emekçilerini selamlıyorum…
Sağlıcakla…
(***)
1 Nolu F Tipi C.evi
TEKİRDAĞ
Okan Duman’ın durumunu bize yazan arkadaşına çok teşekkür ediyoruz. Okan Duman hakkında bilgi veren bir diğer mektup için: okanduman-mektup
Bir cevap yazın