7 Mayıs 2013

 BASINA VE KAMUOYUNA

Cezaevlerindeki ağır hasta tutuklu ve hükümlülere yönelik hükümetin duyarsızlığı ne yazık ki ölümleri beraberinde getirmektedir.

Sincan Cezaevi’nde tutuklu bulunan pankreas kanseri hastası İrfan Eskibağ, bilinci kapalı bir şekilde tutulduğu Ankara Numune Hastanesi yoğun bakım servisinde dün gece hayatını kaybetti. Hastalığı çok geç teşhis edilen Eskibağ ameliyat edildi ancak cezaevi koşullarında tutulmaması gerektiği doktor raporuyla tespitli olmasına rağmen tahliye edilmedi. Tahliyesi için adli tıp raporu bekleniyordu, sürecin hızlandırılması için Adalet Bakanlığı nezdinde yapılan girişimler de sonuçsuz kaldı ve bürokratik sürecin uzaması nedeniyle İrfan Eskibağ, yaşamının son günlerini ne yazık ki ailesi ve yakınları yerine dört duvar arasında geçirmek zorunda kaldı.

 

İnsan Hakları örgütlerinin tespitlerine göre bugün cezaevlerinde 230’u ağır olmak üzere 411 hasta tutuklu ve hükümlü bulunmaktadır. Bu tutuklulardan 230’unun derhal tahliye edilmesi gerekir.

 

Örneğin bunlardan biri olan, halen Sincan Cezaevi’nde tutuklu bulunan kan kanseri Abdülsamet Çelik’in durumu oldukça ağırdır. Adli tıp prosedürleri gerekçe gösterilerek cezaevinde tutulmaya devam ediliyor.

Ağır hasta olan, başkalarının desteğiyle hayatını idame ettirebilen tutuklu ve hükümlerin derhal tahliye edilmeleri gerekiyor. Geciken adli tıp prosedürleri derhal hızlandırılmalıdır. Aksi taktirde cezaevlerinden ölüm haberleri gelmeye devam edecektir.

Bu konuda Adalet Bakanlığı’na göreve çağırıyoruz. Ağır hasta konumundaki tutuklu ve hükümlerin durumuna derhal el atılmalı ve tahliyeleri için gerekli koşullar sağlanmalıdır.

Barış ve Demokrasi Partisi olarak bu süreci yakından takip edeceğiz ve gerekli girişimleri sürdürmeye devam edeceğiz. Hayatını kaybeden İrfan Eskibağ’a Allah’tan rahmet; ailesi, yakınları ve halkımıza başsağlığı diliyoruz.

 

BDP Genel Merkezi

Paylaş