İHD Ankara Şube Hapishaneler Komisyonunun İç Anadolu hapishanelerine yönelik hazırladığı raporda, Sincan Kadın Kapalı Cezaevi’nde bulunan birçok hasta kadın tutsağın tedavisinin yapılmadığı gibi ağır bir şekilde tecritte tutulduğu belirtildi. Raporda, 18 kadın tutsağın meme kanserinden akciğer rahatsızlığına kadar birçok hastalıkla pençeleştiği ve tedavilerinin cezaevi yönetimi tarafından engellendiğine dikkat çekildi.
İnsan Hakları Derneği (İHD) Ankara Şube Hapishaneler Komisyonu, İç Anadolu hapishanelerinde bulunan hasta tutsaklara ilişkin rapor hazırladı. Tutsaklar ve yakınları tarafından İHD’ye gönderilen mektuplar, ailelerin derneğe başvuruları ve avukatların hasta müvekkilleri hakkında derneğe iletmiş oldukları bilgiler dikkate alınarak hazırlanan raporda, çoğu hasta olan tutsakların sağlık durumlarına ilişkin bilgiler yer alıyor.
Raporda, tutsakların hastalıklarının çoğunluğunun hapishanelerin fiziki koşulları (özellikle F tipi kapalı hapishanelerdeki koşullar), iklim şartları, hijyenik koşullar, beslenme sorunları, havalandırma kısıtlamaları, ısıtma sistemlerindeki yetersizliklerden kaynaklandığı da belirtildi. Raporun sonuç bölümünde ise, “Türkiye hapishanelerinde bulunan hasta mahpusların acil ve kalıcı tedavilerinin yapılması, hapishane koşullarında tedavisi yapılamayan/yapılmayan hasta mahpusların da acilen infazlarının durdurulması gerekmektedir” denildi.
Sincan’daki kadınlara tedavi yerine tecrit
İHD raporuna, Sincan Cezaevi Kadın Kapalı Cezaevi’nde kalan tutsakların sağlık sorunları da yansıdı. Birçok hasta kadın tutsağın tedavisinin yapılmadığı gibi ağır bir şekilde tecritte tutulduğu belirtilen raporda, 18 kadın tutsağın meme kanserinden akciğer rahatsızlığına kadar birçok hastalıkla pençeleştiğine ve tedavilerinin cezaevi yönetimi tarafından engellendiğine dikkat çekildi. Sincan
Cezaevi Kadın Kapalı Cezaevi’nde kalan tutsakların sağlık sorunları şöyle:
*Şivekar Ataş: 28 Haziran 2017 tarihinde Tarsus Cezaevine sevk edildi. Kalp ve yüksek tansiyon hastasıdır.
*Aslıhan Gençay: Wernicke Korsakof hastası. Bu hastalıktan sonra 6 aylık periyotlar haline 3 kez ATK raporu almıştır. Bu hastalığının yanı sıra göz sinirlerinde ölüm ve solgunluk oluşmuştur. Psikolojik açıdan sıkıntıları depresyon ve uykusuzluk, major ve manik depresif duygu bozukluğu bulunmaktadır. Ayrıca migren boyun ve sırtta ağrılar (raporlu) var. Kronik bronşit, astım (raporlu) hastasıdır. Bacaklarda ve dizden aşağıda sinir ölümü ve dolaşım bozukluğu bulunduğunu sürekli yürümesi ve tedavi olması gerektiğini ve cezaevinde tedavisinin yapılmadığını beyan etmiştir.
*Ayşe Topçu: Ciğerinde ve sırtında şarapnel parçaları var.
*Feride Arbuz: Kanser riski nedeniyle rahim ve sol göğsü alınmış.
*Seval Çadırcı: İleri derecede alerjik astım hastasıdır. Ayrıca kemik erimesi ve kalp rahatsızlığı var.
*Sebahat Çetinkaya: Kronik kalp rahatsızlığı ve yüksek tansiyonu var. Kalp damarları tıkalı durumdadır. Numune Hastanesi’nde anjiyo ve devamında kalp ameliyatı olması gerektiği söylenmiş kendisine. Daha önce ölüm tehlikesi geçirmiş ancak fark etmemişler. Damar tıkanıklığı akciğerde rahatsızlıklara neden oluyor.
*Rihan Kavak Özbey: Kas ve sinir erimesi var.
*Nedime Yaklav: Böbrek, yüksek tansiyon ve guatr hastasıdır. Alerji rahatsızlığı da mevcuttur.
*Elif Çetinbaş: Rozasea (gül) hastalığı var. Ayrıca guatr hastasıdır.
*Sinem Işık: Cezaevine girmeden önce meme kanseri teşhisi konulmuş ve bir süre kemoterapi görmüş. Tedavisi devam ederken cezaevine girmiş.
*Caziye Duman: Sağ dizi sakat, riskli ve ağır bir ameliyat olması gerekiyor, ilaç kullanamıyor. Ancak hapishane koşullarında ameliyat olması mümkün değil
*Sabite Ekinci: Hepatit B taşıyıcısı, buna bağlı olarak karaciğerde yağlanma var. Eklem romatizması da var.
*Demet Resuloğlu: Hipertansiyon hastasıdır. Kalp yetmezliği var. Şeker hastalığı var. Troid rahatsızlığı var ve romatizması hastasıdır.
*Serpil Köksal: Ağır astım hastasıdır, belli aralıklarla oksijen maskesi kullanması gerekiyor.
* Zerrin Yılmaz: Ağırlaştırılmış müebbet hükümlüsü, tek kişilik hücrede kalıyor. Panik atak hastasıdır bu da risk oluşturmaktadır.
*Nilüfer Şahin: Aşırı unutkanlık ve ellerde titreme var. Tiroid hastasıdır ayrıca. Numune Hastanesine düzenli olarak götürülüyor, ancak ilk doktorun yanına çıkarıldığında kelepçeli muayene dayatılıyor, hastanın itirazı üzerine çıkartıyorlar. Yani kelepçeli ve asker nezaretinde muayene dayatılıyor. Bu uygulama, sürekli olarak yaşanmakta olduğundan kendisi için yorucu olmaktadır. Hastaneye sevkler esnasında ring aracında uzun süre bekletilmesinden, dolayısıyla sağlığının da kötü etkilenmesi nedeniyle hastane sevklerine gitmek istemiyor. Başka tutukluları normal araçlarla taşımalarına rağmen kendileri bu yöntem ile sevk edilmekteler.
*Pınar Tikit: Durumu acil olarak takip edilip gerekli olan hassasiyet sağlanmalıdır. Beyinde araknoid kist var, 10 cm olunca tüm risklerine rağmen cerrahi zorunlu olmaktadır. 3 Haziran’da MR sonuçları Sincan hastanesine götürülmüş, hastanede bulunan beyin cerrahı, beyindeki kistin oldukça büyük olduğunu, ilk defa bu büyüklükte kist gördüğünü ve aynı zamanda beyinde şişme olduğunu bunun yakın zamanda onu zorlayacağını belirtmiştir. Bunun için hemen ilk MR sonuçlarını istemiş, MR örneği ile birlikte hızlıca Numune’ye sevkinin yapılması gerektiğini ve ona göre numunedeki doktorların ameliyata karar verebileceklerini belirtmişler. Oldukça hızlı davranılması gerektiğini, bir hafta içinde MR sonuçlarının da gelmesi gerektiğini belirtmiştir. Kist, beyinde bulunduğu alana baskı yapıp, beynin çalışmasını etkileyerek kişide inme benzeri sorunlara neden olabiliyor; baş ağrısına ve nadiren sara nöbetleri geçirmesini yol açabiliyor. Kist şu an 8 cm, hasta son dönemde bayılma, kriz şeklinde ataklar yaşıyor. Ancak, doktorlar hapishane koşullarında ameliyat etmek istemiyorlar. Kist 10 cm olduğunda ameliyat zorunlu olmaktadır, olmazsa kistin sinir damarlarına zarar verebileceğini doktorlar belirtmiştir. Tüm bu risklere rağmen tedavisi oldukça yavaş ilerlemektedir. Yine bu hastalığına rağmen tek başına kalabilir raporu verilmiştir kendisine. Tedavisini olabilmesi için gerekli işlemler oldukça yavaş ilerlemekte, hastane sevkleri iptal edilmektedir. Yine bazı dönemler baş ağrıları oldukça şiddetlenmektedir. Bu anlarda acil ağrı kesici iğneler yapılması gerekiyorken, revir doktoru olmadığında yapılmamaktadır, geciktirilmektedir. Durumu acil olarak takip edilip gerekli olan hassasiyet sağlanmalıdır.
*Zeynep Avcı: Diyabet hastasıdır. Ağırlaştırılmış müebbet cezası var ve 7 yıldır tek kişilik odada kalıyor. Son bir yıldır 4 saatlik havalandırma dışında hiçbir sosyal hakkı bulunmuyor. Bel ve boyunda fıtıklar ve düzleşme bulunmaktadır. Her iki kolumda kas zedelenmesi, ödem ve kireçlenme bulunmaktadır. Sağ el parmaklarında (baş, orta ve yüzük) ağrılar, uyuşma, yine sol el parmağında (yüzük ve işaret) ağrılar olduğundan sürekli bir masaj yapmak durumundadır. İki yıldır midede gastrit rahatsızlığı var. Şeker (diyabet) hastasıdır ve aynı zamanda ve kolesterol problemi de bulunmaktadır. Son 3 yılda migren hastalığı bulunmaktadır. Sol memede “solid” var. Hücreye alınmasından kısa bir süre önce biyopsi yapılmış, patoloji sonuçları pozitif fakat altı ayda bir ultrason, yılda bir mamografi istenecek şekilde tedavisi başlamıştır.Burnunda problem var ve sadece bir burun deliğinden nefes alabiliyor. Daha önce burun etlerinde bir şişme olduğu belirtilmiş. Bu hastalık nedeniyle zaman zaman yüzünde, göz çevresinde şişkinlik oluşmakta, bahar aylarında ve kapalı havalarda nefes almakta zorlanmaktadır. Bu yüzden sürekli pencereyi açık tutmak zorunda kalıyor. Bu hastalığı ile ilgili olarak herhangi bir tetkik ve tedavi yapılmamıştır.
Son bir yıldır da kalp ritminde sorun var fakat bunun içinde herhangi bir tetkik ve tedavi yapılmamıştır. Kalp sorunu ailesinin birçok üyesinde de bulunmaktadır. Hastaneye sevklerinde saatlerce ring aracının içinde havasız ve kelepçeli olarak tek başlarına kalmak zorunda bırakılmaktadırlar. Hastaneye gidiş gelişlerinden sonra bu olumsuz nedenden dolayı kendilerini uzun süre toparlayamıyorlar. Hastane sevkleri durumlarını olumsuz etkilemektedir.”
Jinnews 02.10.2017
Paylaş
Kasım 7, 2017 at 5:59 pm
Reblogged this on Hapiste Kadın.