İzmir Yeşilyurt Devlet Hastanesin de hasta mahpusa kötü muamele iddiası

Kırıklar Cezaevi’nde tutsak olarak tutulan prostat hastası tutsak Halil Çelik’in, İzmir Yeşilyurt Devlet Hastanesi’nde doktorların ayrımıncı uygulamalarına maruz kaldığı belirtildi. Çelik’in tedavi sırasında “Biraz yavaş olur musunuz?” uyarısı üzerine doktorun “Sizin gibi devlet düşmanlarına daha kötüsünü yapmak lazım” diye yanıtladığı kaydedildi. Tutuklu Aileleri Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği (TAYDER) İzmir Şubesi, konuya yargıya taşıyacaklarını söyledi.

İnsan Hakları Derneği’nin (İHD) verilerine göre, Türkiye cezaevlerinde 500’ün üzerinde hasta tutsak acilen tedavi olmayı ve tahliye edilmeyi bekliyor. Bu hasta tutsaklardan biri de prostat hastası ve şu an vücuduna bağlı torba ile yaşama tutunmaya çalışan 49 yaşındaki 7 çocuk babası Halil Çelik. Çelik, 1993 yılında Siirt’te PKK’ye yardım ettiği ve yasadışı eylemlere katıldığı iddiası ile gözaltına alındı ve kendisine 30 yıl hapis cezası verildi. Sırasıyla Siirt, Diyarbakır, Balıkesir’deki cezaevlerinde kalan Çelik, 22 yıldır tutsak. Geçtiğimiz yıl kalmakta olduğu Balıkesir Cezaevi’nde prostat şikâyeti ile Balıkesir Devlet Hastanesi’ne götürülen Çelik’e hastanede ağır prostat hastası olduğu söylendi. Hastalığı ile ilgili ameliyat da olan Çelik’in hastalığı, iyileşemez duruma geldi.

İşkence eder gibi tedavi

Bu sırada tedavisini devam ettirebileceği iddiası ile İzmir Buca Kırıklar Cezaevi’ne nakledilen Çelik’in şikâyetleri geçtiğimiz ay daha da arttı. Tuvalet ihtiyacını karşılayamayan ve sürekli ağrılar çeken Çelik, acil olarak İzmir’deki Yeşilyurt Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı. Hastanede doktor, Çelik’in vücuduna tuvalet ihtiyacını karşılayabileceği bir torba takacaklarını söyledi. Çelik, bunu kabul etti ve işlem başlatıldı. Tedavi sırasında doktorun Çelik’e çok sert davranışlarda bulunduğu belirtildi. Doktoru “Biraz yavaş olur musunuz?” diye uyarınca doktordan ırkçı ve ayrımcı bir yanıt geldi. Hasta tutsak Çelik’i adeta işkence eder gibi tedavi eden doktor, Çelik’e, “Sizin gibi devlet düşmanlarına daha kötüsünü yapmak lazım” dedi.

‘Amaç cezaevinde öldürmek’

Bu olayın üzerine tekrar cezaevine gönderilen Çelik, vücudunda bir torba ile yaşamak zorunda bırakıldığı gibi tedavisi de yapılmıyor. Çelik’in akrabası İzzettin Aykaç, devletin tutsakları özellikle cezaevinde koşullarında çürümeye bıraktığını ve amaçlarının cezaevlerinde öldürmek olduğunu söyledi.

‘Ergenekoncular serbest hasta tutsaklar içerde’

Hasta tutsakların derhal serbest bırakılması gerektiğini söyleyen Aykaç, Ergenekon Davası kapsamında yargılanan komutanların ve halk düşmanlarının serbest bırakıldığına dikkat çekerek, “Generalleri komutanları o kadar uzun yıl cezalarla yargıladılar ancak serbest bıraktılar. Bizim tutsaklarımız sebepsiz yere yatırılıyor. Gereksiz yere cezaevinde tutuluyorlar. Hiç olmazsa hasta tutsakları serbest bırakın. Buradan tüm yetkililere sesleniyorum, genel af mı çıkartacaksanız ne yapacaksanız yapın, hasta tutsakları serbest bırakın” dedi.

‘Tüm duyarlı kesimler mücadele etmeli’
Tutuklu Aileleri Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği (TAYDER) İzmir Şubesi üyesi Şükriye Tunç ise, devletin zaten haksız ve hukuksuz gerekçelerle tutukladığı tüm siyasi tutsakları serbest bırakması gerektiğini belirterek, hasta tutsakların cezaevlerinde ölüme terk edildiğini söyledi. “Bu devlet bizim insanlarımızı göz göre göre ölüme mahkum etmiş” diyen Tunç, sadece Kürtlerin değil kendisine insanım diyen tüm duyarlı kesimlerin hasta tutsaklar konusunda hassasiyet göstermesi gerektiğini söyledi. Tunç, TAYDER üyeleri olarak hasta tutsakların ve cezaevindeki tüm hasta tutsakların sorunlarının giderilmesi için her zaman mücadele edeceklerine vurgu yaptı.

TAYDER Şube Başkanı Musa Karbadağ ise, hem doktorun isminin belirlenmesi hem de konunun soruşturulması için İHD üzerinden suç duyurusunda bulunacaklarını söylerdi.

DİHA 21.06.2015

Paylaş