İSTANBUL- İnsan Hakları Derneği (İHD) İstanbul Şubesi, hasta tutsakların serbest bırakılması için başlattığı F eylemlerinde 144. haftayı geride bıraktı.

Galatasaray Meydanı’nda yapılan eylemde,”Tecrit öldürüyor, F tipi hapishaneler kapatılsın” ve “Hapishanelerde ölüm istemiyoruz. Hasta tutuklular serbest bırakılsın” yazılı pankartlar açıldı. Bu haftaki eylemde 18 yıldır cezaevinde tutulan ağır hasta tutsak Mehmet Canpolat’ın tahliyesi edildi.

İHD üyesi Hepgül Gribel, Canpolat’ın hapishane koşulları nedeniyle, kaçınılmaz olarak sağlığını kaybedenlerden biri olduğunu ifade etti. Mehmet Canpolat’ın ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına mahkum edildiğini belirten Gribel, “Şu anda 48 yaşında ve 18 yıldır cezaevine Canpolat. 19 Aralık’ta ‘hayata dönüş’ adlı operasyonda Gebze Kapalı Cezaevi’nde askerler tarafından koğuşlara atılan gaz bombalarından biri göğsünün üzerine gelmiş ve o günden bu yana hem göğüs hem de nefes darlığı problemi yaşıyor. Ve son olarak KAOH hastası olan Canpolat cezaevinde bulunduğu süre boyunca hastalığı tedavi edilmeyip akciğer kanserine doğru evrilmiştir. İki ay önce baş ağrısı ve kusma şikayetiyle hastaneye götürülmüş ve sonraki süreçte ağrıları artmıştır” diye konuştu.

Canpolat’ın kızı Berivan Canpolat, babasının birçok kez doktora göründüğünü fakat doktorların sadece ağrı kesici vererek yeniden cezaevine getirildiğini belirtti.

Berivan Canpolat şöyle konuştu: “Babam ve ailem zor bir süreçten geçiyoruz. İki ay önce babamın grip olmasıyla başlayan süreçte aşırı baş ağrısı ve kusma sonucu sol gözünü kaybetti. Babam bir çok kez cezaevindeki doktordan daha büyük hastaneye gitmek için sevk istedi. Cezaevindeki doktor sevk etmedi. Ağrı kesici ile babamı gönderen doktora sesleniyorum: Babama birşey olsa hesabını kime soracağım? Babamla en son geçen cumartesi günü konuştum. Hasta hasta koğuşu temizlediğini sadece sesimi duymak için beni aradığını söyledi. Babam benimle konuştuğu günün akşamı bilincini kaybetmiş. Ve şu an Marmara Üniversitesi Hastanesi’nde tedavi altında. Ancak ölüm döşeğinde hastaneye sevk edildi.”

‘LÜTFEN DAYAN BABA’

Son olarak babasına seslenen Canpolat, “Baba ben senin önce yoldaşın sonra kızınım. Nasıl ki kapıların dışında senin sevgin beni umutlu tutuyorsa, sen de o şekilde umutlu ol. Ben senin gibi bir devrimcinin kızı olarak ucunda ölüm bile olsa mücadeleyi bırakmayacağım. Lütfen dayan baba, lütfen diren” dedi.

13 Aralık 2014, Etha

Paylaş