MAZLUMDER: ÖLECEK TUTSAKLARIN VEBALİ HÜKÜMETEDİR

27 / 06 / 2013 – 09:25

MAZLUMDER, Şanlıurfa’ya geri getirilen hasta mahkum Murat Arıcı’nın durumuna dikkat çekmek amacıyla yakınları ile basın toplantısı düzenledi. MAZLUMDER Şanlıurfa Şube Başkanı Meral Dervişoğlu, “Adalet Bakanı hasta tutsakların serbest bırakılmasını sağlamalı, hükümet gerekli yasal düzenlemeleri meclisin öncelikli gündemi yapmalıdır. Yoksa cezaevlerinde ölecek her tutsağın vebali ve sorumluluğu hükümette olacaktır” dedi.

Yaklaşık iki ay önce tutuklanıp Şanlıurfa E Tipi Kapalı Cezaevi’ne konulan, geçtiğimiz hafta da Cizre Kapalı Cezaevi’ne sürgün edilen, tepkiler üzerine Şanlıurfa’ya geri getirilen yüzde 92 özür raporu bulunan ağır böbrek hastası Murat Arıcı’nın serbest bırakılmasına ilişkin, MAZLUMDER Arıcı’nın ailesi ile birlikte şube binasında basın toplantısı düzenledi. Toplantıda konuşan Şube Başkanı Meral Dervişoğlu, cezaevlerindeki 130’u ölümcül 600 ağır hasta tutsağı hatırlatarak, “Murat Arıcı’nın da aralarında olduğu bu yurttaşların cezaevlerinde tutulması insan vicdanını yaralayan bir uygulamadır. Bakıma muhtaç bu yurttaşlar için cezaevi ikinci bir çiledir. Adalet Bakanı bu tutsakların serbest bırakılmasını sağlamalı, hükümet gerekli yasal düzenlemeleri meclisin öncelikli gündemi yapmalıdır. Yoksa cezaevlerinde ölecek her tutsağın vebali ve sorumluluğu hükümette olacaktır” dedi. Dervişoğlu, Cumhurbaşkanı’na da seslenerek, sayıları 600 olan bu tutsakların af edilmesini istedi.

 

‘BIRAKSINLAR BEN BÖBREK VERECEĞİM’

Toplantıda konuşan Arıcı’nın Guatr Hastası annesi Mahide Arıcı ise, oğluna böbrek vermek için hazırlık yaptığı günlerde oğlunun cezaevine konulduğunu, bu yüzden elleri kolları bağlı bir şekilde oğlunun ölümünü beklediklerini ifade etti. Oğlu cezaevinde iken Antalya’da ki hastaneden iki defa arandıklarını ve oğluna uygun organ bulunduğunu söyleyen Arıcı, “Ancak iki organdan da faydalanmadık. Şimdi istiyoruz ki bırakılsın ben böbrek vereyim. Oğlum hiç olmazsa son günlerini yanımda geçirsin. Oğlum cezaevinde kalacak güçte değil. Banyosunu ben yaptırıyor, çorabını ben giydiriyordum. Şimdi kim bakıyor ona?” diye sordu. (MEHMET ÇİÇEK/İPEKYOL)

kaynak: Gazeteİpekyol, 27 Haziran 2013

Paylaş